Yaşlı Eşimle Parası İçin Evlendim: Cenazeden Sonra Bıraktığı Kutu Beni Kendimle Yüzleştirdi

Titreyen ellerimle kapağı açtım. Ve kutunun içindeki ilk şeyi gördüğüm anda bütün vücudum buz kesti...”

Kutunun en üstünde, üç yıl önce marketin arkasında çekilmiş bir fotoğrafım vardı. Eski kamyonetimin direksiyonuna yaslanmış, başımı kollarımın arasına gömmüştüm. Fotoğrafın arkasında Necla'nın el yazısıyla tek cümle yazıyordu:

Bir insanın evi olmadan önce, kendisine inanacak birine ihtiyacı vardır.”

Boğazım düğümlendi. Fotoğrafın altında paslanmış küçük bir anahtar, bankadan alınmış bir ödeme dekontu ve çocukluğumdan kalma bir okul karnesi duruyordu. Karneye bakınca sandalyeden doğruldum. Onu yıllar önce kaybettiğimi sanıyordum.

“Bunlar onda ne arıyor?” diye fısıldadım.

Avukat Rauf Bey gözlüğünü çıkardı.

Necla Hanım, ölmeden önce size bir şey anlatmamı istedi. Ama önce şu zarfı okumalısınız.”

Zarfın üzerinde “Barlas, bu kez kaçmadan sonuna kadar oku” yazıyordu.

Ellerim titrerken mektubu açtım.

“Sevgili Barlas, benimle neden evlendiğini ilk günden biliyordum. Senden nefret etmedim. Çünkü insanın aç kaldığında neleri göze alabileceğini ben de biliyorum. Ama senin bilmediğin bir şey var: Seni tanımamız nikâh masasında başlamadı.”

Kalbim hızlandı. Rauf Bey'e baktım. O ise konuşmadan devam etmemi işaret etti.

“On yedi yıl önce, yağmurlu bir gecede kapımızı çalan küçük çocuğu hatırlıyor musun? Üzerinde incecik bir kazak vardı. Annesinin hastanede olduğunu, eve dönmek istemediğini söylemişti. Rahmetli eşim Nihat sana çorba vermiş, sabaha kadar salondaki kanepede uyumana izin vermişti.”

O geceyi hatırlıyordum. Sekiz yaşındaydım. Annem ameliyata alınmış, babam ise günlerdir ortalarda görünmemişti. Korkudan hastanenin yolunu bulamamış, rastgele bir evin kapısını çalmıştım. Sabah uyandığımda yaşlı bir adam beni hastaneye götürmüştü. Annemin öldüğünü orada öğrenmiştim.

Yıllarca o adamın yüzünü unutamadım. Ama o evin nerede olduğunu bilmiyordum.

Mektupta devam ediyordu:

“Nihat seni hastaneye bıraktıktan sonra uzun süre aradı. Sosyal hizmet görevlileriyle görüştü ama başka şehre götürüldüğünü öğrendi. O günden sonra her doğum gününde senin için küçük bir hediye aldı. Vermeyi başaramadığı hediyeleri sakladım.

Devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir