Devriye Gezerken Yolun Ortasında Beyaz Bir Tabut Fark Ettim

Tabutun yanına yaklaştıkça içimi saran duygular, yalnızca bir nesneyle karşı karşıya olmadığımı, aynı zamanda hayatın geçici doğasını da sorguladığımı hissettiriyordu. Herkesin yaşam yolculuğunda bir sona ulaşacağı gerçeği, bu tabutla birlikte daha belirgin hale gelmişti. Ona biraz daha yaklaştım, üzerindeki toz ve zamanın izleri, içinde sakladığı hikayeleri fısıldıyordu sanki. Hayatın, bir tabutun içinde hapsolmuş anılar, sevinçler ve acılarla dolu olduğunu düşündüm. Belki de bu tabut, bir son değil, kaybolmuş geçişlerin sembolüydü; geçmişle geleceği birleştiren kırılgan bir köprüydü. Korkutucu görünümünün ardında saklı olan derin anlam, sonunda beni düşündürmeye başladı. Hayatın ne kadar değerli olduğunu ve her anın kıymetini bilmemiz gerektiğini hatırlattı. Ve o an, korkumun yerini bir alışkanlık almış, hayata dair yeni bir perspektif kazanmıştım. Tabutu geride bıraktım, ama içimde bir şeylerin değiştiğini biliyordum; bu an, yaşamak için bir sebep daha sunmuştu bana.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir