Bir akşamüstü, şehrin en lüks restoranlarından birine, giysileri yırtık ve yüzü solgun bir kadın girdi. Etrafındaki zarif masa örtülerinin, parlak crystal bardakların ve göz alıcı tabakların arasında, onun sarmalanmış görünümü bir tezat oluşturuyordu. Misafirler, yemeklerinin tadını çıkarmaktan daha fazlasını yapıyorlardı; bu beklenmedik ziyaretten rahatsız olmuş, gözlerini ona dikmiş ve fısıldaşmaya başlamışlardı. Kadın, restoranın köşesinde terkedilmiş tabakları incelemeye başladı; kalan lokmaları almak için o masalara yönelmesi, birçok kişinin gözünde bir utanç kaynağı haline gelmişti. Garsonlar, onun varlığını bir tehdit olarak algılayarak, siparişlerin devamlılığını tehlikeye atan bir durumla karşı karşıya kaldıklarını düşündüler. İçerideki hava, hüzünlü bir dramın sahneye konması için hazırdı, ama bu dramatik olayın başrolü olan kadının hikayesini anlamak için kimse çaba sarf etmiyordu. Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz