Yılan, adama yaklaşırken zaman adeta durdu; koca bir evrende, bu sıradan adamın başına gelecek olanlar, her anın ne denli değerli olduğunu hatırlatıyordu. Aniden, yılanın zehirli başı adamın yüzüne gelmişti. Gözlerindeki korku, kasvetli bir karanlığın derinliklerinde kaybolmuştu. O an, birisinin kameraya kaydettiği anlar, bir hatıra değil, bir ders niteliği taşıyacaktı. Hayatın her anında, beklenmedik tehlikelerle dolu olduğunu unutmayalım. Uyanmak, bazen bir uyarı işareti, bazen de hayatın acımasız gerçeğiydi. O an, bir uyanışın değil, hayatta kalmanın hikayesiydi. Korkunun, cesaretin ve doğanın dengesinin bir araya geldiği bu sahne, izleyenlerin kalbinde derin bir iz bırakmıştı. Ve bir daha asla unutulmayacak bir hatıra olarak, bilinçaltına kazınmıştı; belki de daha dikkatli olmanın zamanı gelmişti.