73 Yaşındaki Kadının Yaşadıkları

Huzurevine bıraktılar beni… “Orada daha iyi edersin anne,” dediler. “Yaşına uygun arkadaşların olur, kendine dikkat edersin…”

Belli ki iyiliğimi düşündüklerini sanıyorlardıBir valiz, bir de arkalarından bakakalan ben… Hepsi bu.

 

Ah beyy…

Sen erken gittin. Bahçede beş dakika fazla kalsam merak eder, kapıdan belirmiş bulurdum seni.

Şimdi ise bak nerelere bıraktılar beni…

Gel de al beni buralardan. Bizim evin kokusu yok, sesin yok, sıcaklığın yok.

Burada yemek saatle yenir, uyku saatle girilir.

Seksen yaşında talebe olduk beyy… Ne acı bir düzen bu.

 

Gözüm hep kapıda. Belki çocuklardan biri pişman olur da gelir diye.

Günler geçti… Haftalar aktı…

Ne arayan var, ne soran.

 

Bir gece erkenden uykuya dalmıştım. Sonra karanlığı yaran sert bir sesle uyandım:

“Teyze kalk, telefon var sana.”

 

Hemşireler iki yanıma oturdu, yüzlerindeki ifade ürkütücü mü yoksa acıyan bir bakış mı, ayırt edemedim.

Telefonu uzattılar. Elleri değil, benim ellerim titriyordu aslında.

Aldım ahizeyi.

 

“Alo…” dedim kısık bir sesle. “D…”

 

Ve o anda, hattın diğer ucundan tanıdık bir ses yankılandı.

Kalbim bir anlığına durdu sandım.

 

Ama o ses…

O ses kime aitti?.. Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir