Kadının kalbinde bir çatışma başlamıştı; hem yardımseverliğini hem de içgüdülerini sorguluyordu. Genç adam, belki de yalnızlıktan ya da çaresizlikten kaynaklanan bir boşlukla doluydu; kadın ise ona bir ışık, bir umut sunmak istiyordu. Ancak, o gecenin ilerleyen dakikalarında her iki taraf da karanlığın içinde kayboldular. Şefkat, cesaret ve korku arasında gidip gelen bu ikili, ruhsal bir bağ kurma çabasındaydılar. Sonunda, kadının merhameti, genç adamın içindeki karanlığı aydınlatabilir miydi? Her ikisi de bu sorunun cevabını ararken, bazen bir gecenin, bir yaşamın seyrini değiştirebileceğini anlamalıydılar. İnsanlık hallerinin en derinine inmeye çalıştıkları bu an, belki de her şeyin başladığı yer olacaktı. Ve belki de, her iki kalp de bu meçhul gecede birbirlerine biraz daha yaklaşarak, hayatta kalmanın ne demek olduğunu öğreneceklerdi.