Fakat bu fotoğrafı hiç görmemiştim.
Kadının adı neydi? Murat'la ne ilişkisi vardı? Neden bizi görünce böyle korkmuştu?
Kabin amiri yanıma gelerek bir sorun olup olmadığını sordu. Kadının az önce söylediklerini anlattım. Bana başka bir koltuk ayarlamayı teklif etti. Boş yer bulunduğunda Muazzez'le birlikte yan yana oturduk.
Kadın birkaç sıra öteye geçti. Ancak gözlerini bizden ayırmıyordu.Topluluk Bul
Kızım başını omzuma yasladı.
"Anne, yanlış bir şey mi yaptım?"
"Hayır, güzel kızım. Ama bir daha seni rahatsız eden biri olursa tek başına çözmeye çalışma, bana söyle."
Muazzez başını salladı.
"Ben sadece sana kötü davranan teyzenin babamızı neden tanıdığını öğrenmek istemiştim."
Ekrandaki fotoğrafı yeniden açtım.
Arka planda bir hastanenin bahçesi görünüyordu. Murat'ın üzerinde koyu renk bir mont vardı. Fotoğrafın tarihine baktım. On bir ay önce çekilmişti.Dijital Sanat Yap
O günleri hatırlıyordum.
Murat, bir arkadaşının ameliyat geçirdiğini söyleyerek iki günlüğüne Ankara'ya gitmişti. Döndüğünde son derece dalgındı. Neler olduğunu sorduğumda arkadaşının durumuna üzüldüğünü söylemişti.
Acaba bana yalan mı söylemişti?
Yolculuğun kalan bölümünde gözümü kapatamadım. Muazzez uykuya daldı. Tahir kucağımda huzurla nefes alıyordu. Ben ise on yıllık evliliğimin hangi bölümünü gerçekten yaşadığımı düşünüyordum.
Uçak indiğinde kadın herkesten önce çıkmaya çalıştı. Fakat Muazzez'in elini tutup yanına yürüdüm.Uçakları İncele
"Bir dakika," dedim. "Sizinle konuşmam gerekiyor."
Kadın yüzüme bakmamaya çalıştı.
"Sizi tanımıyorum."
"O zaman eşimle çekilmiş fotoğrafınızı nasıl açıklayacaksınız?"
Gözleri doldu.
"Burada olmaz."
"Öyleyse bana adınızı söyleyin."
Bir süre sustuktan sonra fısıldadı:
"Ben Nermin."
"Ve Murat'ı nereden tanıyorsunuz?"
Kadın dudaklarını birbirine bastırdı.Topluluk Bul
"Ben onun ablasıyım."
Duyduğum sözlerle olduğum yerde kaldım.
Murat bana ailesinin yıllar önce dağıldığını, annesiyle babasının öldüğünü ve yakın akrabası bulunmadığını söylemişti.
"Bu mümkün değil," dedim.
Nermin çantasından eski bir fotoğraf çıkardı. Fotoğrafta iki çocuk ve genç bir kadın vardı. Çocuklardan biri hiç şüphesiz Murat'tı.
Diğeri Nermin'di.
"Annemiz hayattayken çekilmişti," dedi. "Murat on dokuz yaşındayken evden ayrıldı. Babamızla aralarında büyük bir kavga olmuştu. O günden sonra görüşmedik."Gebelik İncele
"Neden?"
Nermin gözlerini yere indirdi.
"Çünkü ben kardeşime çok büyük bir haksızlık yaptım."
Havalimanının bekleme alanındaki boş sandalyelere oturduk. Annem beni almaya gelecekti. Ona mesaj göndererek biraz gecikeceğimi söyledim.
Nermin konuşmaya başladığında sesindeki sertlik kaybolmuştu.
Babaları küçük bir nakliye şirketi işletiyormuş. Borçları büyüdüğünde Murat'ın eğitim için biriktirdiği parayı kullanmak istemiş. Murat buna karşı çıkmış. Nermin de babalarının tarafını tutmuş.Bebek Ürünü
"Ailemizin yükünü taşımak zorunda olduğunu söyledim. Bizi seviyorsa hayallerinden vazgeçmesi gerektiğine inandırmaya çalıştım."
Murat evi terk etmiş.
Yıllar sonra babaları ölmüş, anneleri de hastalanmış. Nermin kardeşini aramış ama ona ulaşamamış. Murat ise evlenmiş, çalışmış, kendine yeni bir hayat kurmuş.
"Peki on bir ay önceki fotoğraf?"
Nermin ellerini birbirine kenetledi.
"Murat beni buldu. Annemizin mezarına gitmek istiyordu. Ankara'da buluştuk. O gün saatlerce konuştuk."Gebelik İncele
"Hatice gerçeği öğrenmeden önce her şeyi düzeltmeliyim, diye yazmış. Hangi gerçeği?"
Nermin uzun süre cevap vermedi.
Sonra çantasından küçük, sararmış bir zarf çıkardı.
"Çünkü ben onun adına yıllar önce imza attım."
Murat'a babalarından kalan payın devrine ilişkin bir belge hazırlanmış. Nermin, kardeşinin imzasını taklit ederek işlemi tamamlatmaya çalışmış. Ancak Murat durumu sonradan öğrenmiş. O dönem genç ve parasız olduğu için uzun bir mücadeleye girişmek istememiş.
"Yaptığım şeyin yanlış olduğunu biliyorum," dedi Nermin. "Murat bana yeniden ulaştığında parayı geri ödemek istedim."
"Ödediniz mi?"
"Hayır. Önce hesapları çıkarmamız gerekiyordu. Murat bununla bir avukat aracılığıyla ilgilenmemizi istedi. Sana da anlatacağını söyledi."
"Sonra?"
"Sonra hastalandığını öğrendim."
Yüreğime yeniden o korkunç günlerin ağırlığı çöktü.
Murat'ın geçirdiği ani kalp rahatsızlığı, hastanede geçen günlerimiz, doktorların bütün çabasına rağmen onu kaybetmemiz...
Onun ölümünden sonra Nermin'in neden ortaya çıkmadığını sordum.
"Cesaret edemedim," dedi. "Kardeşimin karısının beni affetmeyeceğini düşündüm."
"Bugün uçakta beni tanıdınız mı?"Uçakları İncele
Başını eğdi.
"Evet."
"Başından beri mi?"
"Adınızı kabin görevlisinin size hitap ederken söylemesinden tanıdım. Kucağınızdaki bebeği görünce de Murat'ın bana gösterdiği aile fotoğraflarını hatırladım."
"Ve bana bağırdınız?"
Nermin'in yüzü kızardı.
"Yanınıza gelip konuşmaya cesaret edemedim. Sizi görünce korktum, öfkelendim. Öfkemi sizden çıkardım. Bunun hiçbir mazereti yok."
Muazzez bütün konuşmayı sessizce dinlemişti. Sonunda Nermin'e döndü.
"Babam bize hiç bağırmazdı," dedi. "Kızdığı zaman bile önce neden üzüldüğümüzü sorardı."
Nermin'in gözlerinden yaşlar süzüldü.
"Haklısın."
Kızımın elini tuttum. Artık daha fazla konuşmak istemiyordum.Topluluk Bul
"Avukatınızın bilgilerini bana gönderin," dedim. "Belgeleri inceleteceğim. Bundan sonrasını resmi yollarla halledeceğiz."
Nermin itiraz etmedi. Telefon numarasını verdi ve ayrıldık.
Annem bizi terminalin çıkışında karşıladı. Bana sarıldığında ilk kez gerçekten ağlayabildim. Murat'ı kaybettiğim günden beri çocuklarım üzülmesin diye gözyaşlarımı saklıyordum.
Annem saçlarımı okşadı.
"Artık her şeyi tek başına taşımak zorunda değilsin, Hatice."
O gece çocuklar uyuduktan sonra Murat'ın eski telefonunu açtım. Mesajlarına ve notlarına baktım. Daha önce fark etmediğim bir klasör buldum.Aile Avukatı Bul
Adı yalnızca "Hatice"ydi.
İçinde bana yazılmış, ancak gönderilmemiş bir mektup vardı.
"Sevgilim, sana yıllardır ailem hakkında eksik şeyler anlattım. Çünkü geçmişimden utanıyordum. Babamın sevgisini kazanamadım. Ablamın bana yaptıklarını affetmekte zorlandım. Ama bunları senden saklamakla hata ettim.
Nermin'le yeniden görüştüm. Geçmişte hakkım olan şeyleri geri vermek istiyor. Bunu seninle konuşmaya hazırlanıyorum. Çocuklarımızın ileride bilmesini istediğim tek bir şey var: İnsan ailesinin yanlışlarını tekrarlamak zorunda değildir. Onları affetmek başka, yaptıklarını doğru bulmak başkadır."Aile Avukatı Bul
Mektubun son cümlesinde gözyaşlarım yeniden aktı.
"Bir gün bunları okuyorsan bil ki hayatımdaki en doğru karar seninle bir aile kurmaktı."
Telefonu göğsüme bastırdım.
Murat beni aldatmamıştı. Başka bir hayat yaşamamıştı. Ama geçmişindeki acıları benimle paylaşamamıştı.
Bu beni üzüyordu. Yine de onun neden sustuğunu artık biraz daha iyi anlıyordum.
Ertesi hafta bir avukatla görüştüm. Nermin'in gönderdiği belgeler incelendi. Eski imza ve devir işlemleriyle ilgili ciddi tutarsızlıklar vardı. Bunun üzerine gerekli hukuki başvuruları yaptık.
Süreç kolay olmadı. Aylar boyunca belgeler toplandı, hesaplamalar yapıldı. Nermin, geçmişteki yanlışını kabul ederek avukatı aracılığıyla uzlaşma arayışına girdi. Yapılan görüşmeler sonunda mali anlaşmazlık çözüldü. Hazırlanan protokol usulüne uygun biçimde imzalandı ve üzerinde anlaşılan ödeme gerçekleştirildi.
Paranın bir bölümünü çocukların eğitimi için ayırdım. Kalanını gelecekte ihtiyaç duyabileceğimiz günler için biriktirdim.
Nermin ise birkaç kez bizi görmek istedi.
İlk başta kabul etmedim.
Ama bir gün Muazzez yanıma gelip sordu:
"Anne, uçaktaki teyze gerçekten babamın ablası mı?"Uçakları İncele
"Evet."
"Babam onu affetmiş miydi?"
"Tam olarak bilmiyorum, kızım. Ama onunla konuşmaya başlamıştı."
Muazzez biraz düşündü.
"Ben onunla görüşmek istemiyorum. Çünkü sana çok kötü davrandı. Ama babamın çocukluğunu merak ediyorum."
Kızımın bu sözleri üzerine Nermin'e bir mesaj yazdım.
Murat'ın çocukluk fotoğraflarını göndermesini istedim. Kısa süre sonra onlarca fotoğraf geldi. Bisiklete binen, okul çantası taşıyan, bahçede gülümseyen küçük bir Murat vardı karşımda.Dijital Sanat Yap
Muazzez fotoğrafları görünce sevinçle bağırdı:
"Anne! Babam küçükken Tahir'e benziyormuş!"
Gerçekten de aynı gözlere, aynı gülüşe sahiptiler.
O akşam kızımla birlikte fotoğrafları albüme yerleştirdik. Her birinin altına bildiğimiz küçük hatıraları yazdık. Bilmediklerimizi ise boş bıraktık.
Bir gün Tahir büyüdüğünde babasının yalnızca son günlerini değil, bütün hayatını öğrenebilsin istiyordum.Bebek Ürünü
Nermin'le yakın bir ilişki kurmadık. Yaptığı haksızlıkları ve uçaktaki davranışını unutmadım. Ancak gönderdiği fotoğraflar için teşekkür ettim.
Aradan bir yıl geçti.
Murat'ın ölüm yıl dönümünde çocuklarımla mezarına gittik. Muazzez, babasının sevdiği beyaz çiçeklerden getirmişti. Tahir artık yürümeye başlamıştı. Ablasının eline tutunup küçük adımlar atıyordu.
Muazzez çiçekleri mezarın üzerine bıraktı.
"Baba," dedi, "artık küçükken nasıl göründüğünü biliyorum. Tahir de sana benziyor."
Oğlum gülümseyerek ellerini çırptı.
Gözlerim doldu ama bu kez yalnızca acıdan değildi.
Bir yıl önce uçakta, tanımadığım bir kadının sözleri karşısında kendimi değersiz hissetmiştim. O gün sekiz yaşındaki kızım beni korumak istemiş, hiç beklemediğimiz bir aile sırrının kapısını açmıştı.Uçakları İncele
Muazzez yanıma gelip sarıldı.
"Anne, artık mutlu musun?"
Düşündüm.
Murat'ı hâlâ özlüyordum. Bazı sabahlar onun yokluğuna alışamamış gibi uyanıyordum. Fakat çocuklarım büyüyor, hayat devam ediyordu. Her gün yeniden güçlü olmayı öğreniyordum.
"Eskisi gibi değilim, kızım," dedim. "Ama yeniden mutlu olmayı öğreniyorum."
Muazzez elimi sıktı.
"Babam da bunu isterdi."
Haklıydı.
O gün mezarlıktan ayrılırken artık geçmişin bütün sorularını cevaplamak zorunda olmadığımı anladım. Bazı yaralar tamamen kapanmıyordu ama insan yine de sevmeye, yaşamaya ve umut etmeye devam edebiliyordu.
Bir elimde Muazzez'in eli, diğer kolumda Tahir vardı.
Ve ilk kez, önümüzdeki yıllara yalnızca korkuyla değil, umutla da bakabiliyordum.
Çünkü Murat'tan bize kalan en değerli miras para, ev ya da eski fotoğraflar değildi.
Birbirimize sahip çıkmayı bilen küçük ailemizdi.