Gece saat üçte, hastane koridorları derin bir sessizlikle dolmuştu. Morgun soğuk havası, hastane hemşiresinin içini ürpertiyordu; bu, onun her zamanki iş gününde karşılaştığı bir durum değildi. Gözleri, beyaz örtünün altında belirgin bir hareketlilik fark ettiğinde, kalbi hızla çarpmaya başladı. Ne olabilirdi? Ölümün sessizliği içinde beklenmedik bir canlılık, tabutun altında gizlenmiş bir sır mıydı? Haşin yüz hatlarıyla işine odaklanmaya çalışan hemşire, merakla örtünün kenarını kaldırmaya karar verdi. Hızla elleriyle örtüyü araladığında, içindeki korku ve heyecan karışımı, onu sarmalanan bir tedirginlikle boğuyordu. Korkularının gerçek mi yoksa yalnızca hayal ürünü mü olduğunu öğrenmek için, karanlığın derinliklerinde gizli olanı keşfetmesi gerekiyordu. Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz