Şamil Tayyar’ın "Aday Olamaz" Çıkışı
Şamil Tayyar, siyasetin matematiksel ve hukuki zeminini işaret ederek, İmamoğlu’nun adaylık ihtimalinin sanılanın aksine "bulunmadığını" iddia etti. Tayyar’a göre, kamuoyunun odaklandığı "siyasi yasak" davası ya da benzeri hukuki süreçler madalyonun sadece görünen yüzü. Asıl mesele, sistemin işleyişi ve adaylık sürecindeki stratejik çıkmazlar.
Tayyar, İmamoğlu’nun adaylık yolunun kapalı olduğunu savunurken, bu durumu sadece iktidarın hamlelerine değil, muhalefetin kendi içindeki "yeni tasarımına" da bağlıyor. Bu iddiaya göre, siyaset kulislerinde konuşulan "en büyük engel" aslında dışarıdan gelen bir müdahale değil, adaylık ilanının zamanlaması ve hukuki takvimin kaçınılmaz sonuçları.
Gerçek Engel Neymiş?
Kulislerdeki iddialara göre İmamoğlu’nun önündeki asıl bariyer, sanıldığı gibi sadece Yargıtay’dan çıkacak bir karar değil. Tayyar'ın işaret ettiği "açmazlar" şunlar olabilir:
Zamanlama ve İstifa Riski: Adaylık için görevinden istifa etmesi gereken bir belediye başkanının, yerine gelecek ismin meclis çoğunluğu nedeniyle muhalefet dışından seçilme riski.
Parti İçi Stratejik Dönüşüm: CHP içindeki liderlik ve adaylık rekabetinde, "risksiz aday" arayışının İmamoğlu isminin önüne geçme ihtimali.
Hukuki Kesinlik: Yargı sürecinin, adaylık takviminin en kritik anında kesinleşerek "adaylık hakkını" teknik olarak düşürme potansiyeli.
Sonuç: Kulisler Hareketli
Şamil Tayyar’ın bu iddiaları, muhalefet cephesinde bir "erken uyarı" olarak mı görülecek yoksa iktidar kanadının bir algı yönetimi mi, bunu zaman gösterecek. Ancak net olan bir şey var ki; İmamoğlu’nun adaylık düğümü, sadece meydanlarda değil, Ankara’nın derin kulislerinde de en çok konuşulan konu olmaya devam edecek.