Aydın Ayaydın’ın Temel İddiaları
Aydın Ayaydın, o dönemki adıyla İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde (bugünkü Marmara Üniversitesi'nin nüvesi) hoca ve yönetici olduğunu hatırlatarak şu savunmaları yapmıştır:
"Diplomayı Ben İmzaladım": Ayaydın, Erdoğan’ın mezun olduğu dönemde okulda sekreter (veya ilgili birim yöneticisi) olduğunu ve mezuniyet belgelerinin, diplomaların kendi önünden geçtiğini belirtmiştir.
"Kayıtlar Mevcut": Erdoğan’ın okula girdiği, derslere girdiği ve mezun olduğu döneme ait tüm kayıtların arşivde olduğunu, herhangi bir usulsüzlüğün söz konusu olmadığını savunmuştur.
Akademik Yapı: O dönemki akademilerin 4 yıllık lisans eğitimi verdiğini ve mezunlarının "iktisatçı" veya "işletmeci" ünvanı aldığını, bunun hukuksal olarak hiçbir açığı bulunmadığını ifade etmiştir.
Tartışmanın Teknik Boyutu
Tartışmalar genellikle şu iki eksende toplanıyordu:
Okulun Statüsü: Eleştirenler, o dönemki akademinin 3 yıllık mı yoksa 4 yıllık mı olduğunu sorguluyordu. Ayaydın, kurumun 4 yıllık bir yükseköğretim kurumu olduğunu net bir dille vurgulamıştır.
Marmara Üniversitesi İlişkisi: 1982'de yapılan bir düzenlemeyle bu akademiler Marmara Üniversitesi çatısı altında birleşti. Bu durum, eski mezunların diplomalarının Marmara Üniversitesi adıyla yenilenmesine veya doğrulanmasına olanak sağladı.
Neden Önemli?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre, bir kişinin Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için yükseköğrenim yapmış olması şarttır. Bu nedenle muhalefet ve bazı aktivistler, diplomanın aslına dair şüphelerini dile getirirken; Aydın Ayaydın gibi o dönemin tanıkları, bu şüphelerin yersiz olduğunu akademik belgelerle savunmaktadır.
Özetle: Aydın Ayaydın, tv100'deki konuşmasında "Erdoğan benim öğrencimdi, diplomada imzam var" diyerek tartışmaların hukuki ve akademik bir karşılığı olmadığını iddia etmiştir.