Bir köyün kenarında, eski bir kuyu duruyordu; zamanla unutulmuş, üzerini kaplayan otlar ve sarmaşıklar, adeta onun birer koruyucusu olmuştu. Ancak bu kuyu, sadece su değil, karanlık sırlar saklıyordu. Gece olunca köyün çocukları, bu kuyu etrafında toplanır, eski efsaneleri dinlerlerdi. Her bir hikaye, kuyuya dair daha fazla merak uyandırıyor, hayal gücünü ateşli bir şekilde körüklüyordu. Aniden, bir gece, köydeki en cesur çocuklardan biri, kuyuya yaklaşmaya karar verdi; içindeki karanlık çekimi hissetmişti. Yıldızların parladığı o gecede, kuyuya doğru attığı her adım, kalbinin hızla çarpmasına neden oldu. O an, tam bir bilinmezlik içinde kaybolmuş hissetti kendini; köyün efsanelerinde bahsedilen şeyler gerçeğe dönüşebilir miydi? Kuyu, belki de tüm sırlarıyla açığa çıkmaya, en derin korkularla yüzleşmeye hazırdı. Devamını okumak için diğer sayfaya git