Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, parti içindeki tartışmaları yeni bir aşamaya taşıyan dikkat çekici bir adım attı. Yönetim, CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM Grup Başkanlığı görevinden alınması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na resmi başvuruda bulundu.
Başvurunun ardından sürecin hukuki boyutu da tartışma konusu haline geldi. Mevzuata göre TBMM Grup Başkanı’nın, grup toplantısında yapılacak seçimle belirlenmesi gerektiği ifade edilirken, bu yöntemin uygulanmadığı yönünde iddialar gündeme geldi.
Öte yandan CHP’de olağanüstü kurultayın toplanması amacıyla verilen 830 imza için tanınan 10 günlük sürenin dolduğu belirtildi. Ancak bu süre sona ermesine rağmen Genel Merkez tarafından kurultayın toplanmasına yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığı aktarıldı.
Hukukçular ise yapılan başvurunun hukuki açıdan tartışmalı olduğuna dikkat çekiyor. Daha önce benzer bir durumda TBMM Başkanlığı’nın verdiği karar da yeniden gündeme taşındı. Önceki değerlendirmede Meclis Başkanlığı’nın, “Bu konu partinin iç meselesidir, çözümü de partinin kendisine aittir” şeklinde görüş bildirdiği ve iç çekişmelere müdahil olmaktan kaçındığı hatırlatıldı.
Geçmişte benzer bir anlaşmazlığın SHP döneminde de yaşandığına işaret ediliyor. SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ile Grup Başkanı Aydın Güven Gürkan arasında yaşanan krizde, dönemin TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un, Meclis’in siyasi partilerin iç işlerine karışamayacağını vurguladığı biliniyor.
Tüm bu örneklere rağmen CHP Genel Merkezi’nin aynı konuda yeniden başvuruda bulunduğu ve talebini Siyasi Partiler Kanunu’nun 16. maddesine dayandırdığı ifade ediliyor. Söz konusu maddede, zorunlu hallerde merkez karar organının, partinin hukuki varlığına son verilmesi ve tüzük-program değişiklikleri dışında kalan tüm kararları alabileceği belirtiliyor.
Ancak geçmişte aynı maddeye dayanılarak yapılan başvurunun da TBMM Başkanlığı tarafından, “parti içi mesele” gerekçesiyle reddedildiği biliniyor.
Haber Merkezi