Herkesin tepkisini çeken üç talep

Menzil cemaatinin önde gelen "şeyhlerinden" Saki Elhüseyni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede üç kritik talepte bulundu. İddialar, hem cemaat içi miras kavgasının artan gerginliğiyle hem de tarikat-iktidar ilişkilerinin boyutunun kamuoyunca yeniden tartışılmasına yol açtı. İddialara göre, Şubat ayında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ani ve beklenmedik bir ziyaret gerçekleştiren Saki Elhüseyni, Erdoğan'dan şu üç talebi iletti: Serhendi Vakfı'na "kamuya yararlı dernek" statüsü verilmesi: Cemaatin ekonomik ve sosyal altyapısını güçlendiren Serhendi Vakfı için önemli bir talep. Bu statü verilirse vakfa hem vergi avantajı sağlanacak hem de bağış toplama ve kurumsallaşma açısından önemli bir meşruiyet kazanmış olacak.

 

Cumhurbaşkanı ile ortak bir fotoğraf çektirilmesi: Bu talep, sembolik bir güç ve tanınırlık talebi olarak yorumlanıyor. Erdoğan ile ortak bir kare, Elhüseyni açısından hem liderliğinin iç kamuoyunda pekişmesi hem de cemaatin görünürlüğünün artması açısından stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

 

Erdoğan'ın Serhendi Vakfı ya da cemaatin diğer kurumlarını ziyaret etmesi: Bu ziyaretin, hem siyasi  hem manevi bir destek mesajı olacağı ve cemaatin devletle ilişkisini daha da derinleştireceği öne sürülüyor.

 

:

 

Ancak görüşmenin karşılığı da dikkat çekici: Erdoğan'ın iddia edilen taleplerine tek bir şart koştuğu ifade ediliyor. Elhüseyni'den "kardeşlerini de alarak" gelmesini, yani Menzil cemaatindeki miras kavgası yaşayan diğer kardeşlerin de duruma dahil edilmesini istemiş. Bu talep, Erdoğan'ın cemaat içi bölünmelerden fayda sağlamaya çalıştığı yorumlarına neden oldu.

 

Bu görüşme iddiaları, CHP'li vekil Hasan Öztürkmen tarafından da Meclis'te dile getirildi. Öztürkmen, Elhüseyni'nin Saray'a "randevusuz" girdiğini ve bu taleplerin siyasi ve mali bir kazanım amacı taşıdığını ifade etti.

 

Menzil cemaati içindeki miras kavgası ise bu görüşmenin arka planında kritik bir rol oynuyor. Saki Elhüseyni'nin "Serhendi grubu" olarak adlandırılan kanadı, kardeşleriyle (Semerkand grubunu yöneten) derin bir mali ve ideolojik rekabette.

 

Bu rekabetin, Erdoğan ile kurulan temaslarla daha da stratejik bir hal aldığı yorumları yapılıyor.

 

Bazı kaynaklar, talep edilen "kamu yararı statüsünün"  cemaatin kaynak akışını çok daha görünür ve güçlü hâle getireceğini; böylece hem tarikat hem vakıf olarak mali açıdan büyük avantaj elde edileceğini öne sürüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir