Bir havaalanı, hayatların kesiştiği, umutların uçtuğu ve bazen de acıların orada başladığı bir mekandır. İnsanlar, farklı destinasyonlara doğru yola çıkarken, yeni hayatlar da bu kalabalıkta başlar. Bir kadın, kollarında yeni doğmuş bebeğiyle güvenli bir bekleyiş içinde görünüyordu. Gözleri, kalabalığın içindeki tanıdık yüzlere odaklanmıştı; belki de hayatta kalmanın verdiği dinginlik ile yolculuğunun anlamını sorguluyordu. Her an, onun için yeni bir başlangıcın habercisiydi; fakat arkasında bırakacağı hayatın ağırlığı da hissediliyordu. Düşünceleri, bebeğinin geleceği için endişelerle dolup taşıyor, ama aynı zamanda umutla da dolup taşıyordu. İşte o an, bekleme salonundaki kalabalık, hayatının akışını değiştirecek bir olayın eşiğindeydi. Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz