Hayatın geçici olduğu gerçeğiyle yüzleşirken, bazı şeylerin ardında yatan derin sırlar insanı sarsar. Babaannemin hayat hikayesini dinlerken, her kelimenin ardında gizlenmiş bir dünya olduğunu hissetmiştim. Gözlerindeki yaşanmışlık, o sırların ağırlığını taşıyordu. Her bir anekdot, sanki duygusal bir labirentte kaybolmuş gibiydi; kaybolan, unutulan ama asla silinmeyen anılar. Aile büyüklerinin anlattığı hikayelerde, gerçek ile hayal arasında ince bir çizgi vardı. Bu ince çizgi, zamanla devasa bir yalana dönüşebilir mi? Hikayenin derinliklerine indikçe, bu sorunun yanıtı beni bekliyordu. Artık her şeyin ne kadar karmaşık ve iç içe geçmiş olduğunu anlamıştım; her bir sır, ailemizin köklerine dair bir ipucu taşıyordu. Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz