Bir hafta sonra, televizyonu açtığımda
hayatımın seyrini değiştirecek bir haberle karşılaştım. O yaşlı çift, geçirdiği bir kaza sonucu başka bir yoldan geri dönmek zorunda kalmış ve çok daha kötü bir durumda kalmıştı. O an, yaptığım yardımın sadece bir anlık bir iyilikten ibaret olmadığını, aslında bir hayat kurtarmanın eşiğinden döndüğümü düşündüm. Kendi hayatımda hissettiğim basit, ama derin bir anlam şimdi daha da belirgin hale gelmişti. Belki de dünyada bir çok şeyin değişebileceği, sadece bir insanın el uzatmasıyla
başlatılabileceği gerçeği, o an bana bir aydınlanma yaşatmıştı. Yardım ettiğim o yaşlı
çiftin hikayesinin sonunu bilmek, içimdeki merhameti beslerken, aynı zamanda sorumluluk duygusunu da güçlendirmişti. Yaşamın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha anladım; bu yüzden, her zaman birinin eline uzanmak, bir nebze de olsa umut olmak belki de en önemli görevimiz. Geçmişte yaptığım o basit yardımın, gelecekte ne tür yankılar uyandıracağını düşünmek, insan
olmanın güzelliğini ve karmaşasını bir arada
hissettiriyordu.