Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim planı kulislerde konuşuluyor!

Nuray Babacan, Nefes’te kaleme aldığı köşe yazısında iktidar kulislerinde konuşulan yeni seçim senaryolarını aktardı. “AKP’de yeni seçim senaryoları…” başlıklı yazıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim takvimine ilişkin dikkat çekici iddialara yer verildi.

Babacan’ın aktardığına göre, Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimi farklı ihtimalleri masada tutuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2027 yılının ekim ayına kadar kendi lehine olacağını düşündüğü bir zamanda seçim kararı alabileceği, avantajlı gördüğü an seçimin tarihini belirleyebileceği ifade ediliyor

Kulislerde konuşulan bir diğer senaryoya göre ise, yaptırılan anketler ve yapılan analizlerin seçim kaybına işaret etmesi halinde Erdoğan’ın 2027 Ekim ayında Meclis’e anayasa değişikliği teklifi getirebileceği ve parlamenter sisteme dönüş önerisini gündeme alabileceği belirtiliyor. AK Partililere göre Erdoğan, bu sistemde siyasi şansının daha yüksek olacağı görüşünde.

Babacan, muhalefet cephesine ilişkin değerlendirmelere de yazısında yer verdi. AK Partililere göre, Cumhuriyet Halk Partisi’nin son kurultayında parlamenter sisteme dönüş vaadinin önem taşıdığı ifade ediliyor. Bu senaryoya göre CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak Mansur Yavaş’ı göstermesi, seçim kazanılması halinde ise Ekrem İmamoğlu’na başbakanlık görevinin teklif edilmesi konuşuluyor. Aksi durumda ise CHP’li bir cumhurbaşkanının Erdoğan’ın mevcut yetkilerine sahip olmasının önüne geçileceği değerlendiriliyor.

Yazıda, Devlet Bahçeli’nin “erken seçim olmayacak” açıklamasına ilişkin kulis yorumlarına da yer verildi. AK Partililer, bu sözlerin “önümüzdeki iki yılı kapsadığı” görüşünde. Buna göre 2028 yılı mart ayında yapılabilecek bir seçimin, erken değil “erkene alınmış seçim” olarak değerlendirildiği ifade ediliyor. Parti içinde 2027 Kasım ayını işaret edenlerin de olduğu ancak bunun için ekonomide belirli eşiklerin aşılması gerektiği belirtiliyor

Babacan, yazısının sonunda AK Partili bir siyasetçinin seçmen analizine de yer verdi. Söz konusu değerlendirmede, seçmenin sabırlı olduğu ancak kararını verdiğinde hızla uzaklaşabildiği vurgulanarak, siyasetin temelinin seçmenle kurulan duygusal bağ olduğu ifade edildi. Bu bağ koptuğunda ise klasik siyasi hesapların yeterli olmayacağı dile getirildi.

 

Kaynak:

MEDYARADAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir