Planını hayata geçirdiğinde, her şeyin istediği gibi gideceğini düşünüyordu. Ama birkaç dakika içinde, her şeyin alt üst olacağını asla hayal edemezdi. Gerçekler, sandığı kadar basit ve düz çizgilerle çizilmiş bir yol değildi; hayat, karmaşık bir labirent gibi, insanı beklenmedik sokaklara sürüklüyordu. Korkutucu bir gerçekle yüzleşmek zorunda kaldı: Kendi hırsları, onu derin bir uçuruma sürüklüyordu. Gözleri, karısının sevgi dolu bakışlarının ardındaki kaygıyı gördüğünde, içindeki boşluk daha da büyüdü. Artık kaybedilecek bir şey kalmadığını hissetti; ama belki de en büyük kayıp, kendisinin kaybıydı. O an, özgürlük hayalleri peşinde koşarken, kalbini en derin karanlıklara hapseden bir cehennem yarattığını fark etti. Gerçek özgürlük, başkalarının hayatına zarar vermekte değil, kendi iç huzurunu bulmakta gizliydi; ama bu dersi almak için çok geç kalmıştı.