Balkonun demir parmaklıkları, gün boyunca güneşin altında parlıyordu. O an, hayatın sıradan bir akışı içinde kaybolmuşken, ne olduğunu anlamadan o soğuk, sert zeminle yüz yüze geldim. Kolumun acısı, bir anda her şeyi unutturdu; bir anlık dikkatsizlik, hayatımı nasıl da altüst etmişti. Etraftaki sesler, bir anda kargaşaya döndü; içimdeki korku ve acı, adeta dilimi boğazıma düğümledi. Gözlerimin önünde hayatımın film şeridi gibi geçtiği o anda, düşme eyleminin getirdiği ağır ses, çevreyi sarmalamıştı. İçimdeki panik, bir yandan düşmenin ağırlığıyla birleşip, beni daha da derin bir çaresizliğe sürüklüyordu. Hayatın, bazen insana beklenmedik sürprizlerle dolu olduğunu belki de o anda daha iyi anladım. Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz