KOCAMI TOPRAĞA VERDİKTEN SONRA OĞLUM BENİ ISSIZ BİR YOLDA TERK ETTİ — ANCAK BABASININ ÖLMEDEN ÖNCE BIRAKTIĞI SON MEKTUP, HEPİMİZİN HAYATINI DEĞİŞTİRDİ…

Her şey tahmin ettiğiniz gibi mi oldu?" diye sordu.

"Evet," dedim. "Beni yol kenarına bıraktılar."

Kısa bir sessizliğin ardından beklediğim cevabı verdi.

"O hâlde artık başlayabiliriz. Ancak size söylemem gereken çok önemli bir şey var. Eşiniz ölmeden önce oğlunuzla ilgili başka bir belge daha bırakmış. Bunu gördüğünüzde neden bütün bu hazırlıkları yaptığımızı anlayacaksınız."

Söyledikleri karşısında olduğum yerde donakaldım.

Çünkü eşimin benden bile sakladığı bir sırrı olduğunu hiç bilmiyordum.

Telefondaki kişi, yirmi yıldır ailemizin avukatlığını yapan Vahit Bey'di.

"Hanımefendi, bulunduğunuz yerin konumunu gönderin. Sizi almaya geliyorum. Ayrıca lütfen çantanızdaki zarfı henüz açmayın."

"Vahit Bey, bana neler olduğunu anlatın!"

"Eşiniz size bir söz vermemi istedi. Her şeyi yüz yüze anlatacağım."

Telefon kapandığında yolun kenarındaki büyük bir ağacın altına oturdum.

Oğlumun yüzündeki o acımasız ifade gözümün önünden gitmiyordu.

Bir zamanlar dizleri yaralandığında koşarak bana gelen, geceleri korktuğunda yanıma sokulan çocuk, nasıl olmuştu da beni ıssız bir yola bırakabilecek kadar değişmişti?

Yaklaşık yarım saat sonra siyah bir otomobil yanımda durdu.

Vahit Bey arabadan indiğinde yüzündeki ifadeden kötü bir şeyler olduğunu anladım.

Beni arka koltuğa yerleştirdi. Ardından çantasından kalın bir dosya çıkardı.

"Öncelikle bilmenizi istediğim bir şey var. Oğlunuz şu anda şirketin kendisine ait olduğunu düşünüyor. Ancak bu doğru değil."

Şaşkınlıkla yüzüne baktım.

"Eşim şirketi ona bırakmadı mı?"

"Hayır. Şirketin hisselerinin büyük bölümünün sahibi zaten sizsiniz."

İnanamadım.

Vahit Bey belgeleri önüme koydu.

Meğer eşim, hastalığı ilerlemeye başladığında şirketin kendisine ait hisselerinin çoğunu bana devretmişti. Benim yıllardır sahip olduğum hisselerle birlikte şirketin neredeyse tamamı artık benim kontrolümdeydi.

Hastanede imzaladığımız belgeler bu işlemleri tamamlamıştı.

Ancak beni asıl şaşırtan şey bu değildi.

Vahit Bey dosyanın içinden başka bir belge çıkardı.

"Eşiniz son aylarda oğlunuzun şirket hesaplarını inceletmişti."

Kalbim hızla çarpmaya başladı.

"Oğlum ne yapmış?"

Avukat derin bir nefes aldı.

"Şirketin parasını kendi hesabına aktarmış. Üstelik bunu yıllardır yapıyormuş."

Başımı iki elimin arasına aldım.

Eşim neden bana hiçbir şey anlatmamıştı?

Vahit Bey sanki düşüncelerimi okumuş gibi konuştu.

"Çünkü sizin bunu öğrenirseniz yıkılacağınızı biliyordu. Oğlunuza son bir fırsat vermek istemiş."

Ardından çantamda taşıdığım zarfı açmamı söyledi.

İçinden eşimin el yazısıyla yazılmış bir mektup çıktı.

Devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir