KIZIMI BULMAK İÇİN TAM SEKİZ YIL BOYUNCA HER YERİ ARADIM — TA Kİ BİR GÜN FIRINIMA GİREN BİR ADAMIN KOLUNDA ONUN YÜZÜNÜN DÖVMESİNİ GÖRENE KADAR. – tihaber
Tİ HABER

KIZIMI BULMAK İÇİN TAM SEKİZ YIL BOYUNCA HER YERİ ARADIM — TA Kİ BİR GÜN FIRINIMA GİREN BİR ADAMIN KOLUNDA ONUN YÜZÜNÜN DÖVMESİNİ GÖRENE KADAR.

Yazar: admin | 14 Eylül 2026

Alara üç gün önce ortadan kayboldu.”

 

Ama adamın cebinden çıkardığı ikinci fotoğrafı gördüğüm anda, kızımın sekiz yıl önce neden kaybolduğunu öğrenmenin çok daha korkunç olacağını anladım.

 

Fotoğrafta Alara yalnız değildi.

 

Yanında kocam Cengizhan vardı.

 

Fotoğrafın köşesinde sekiz yıl önceki Antalya tatilimizin tarihi yazıyordu.

 

Boğazımdan tek kelime çıkmadı.

 

Fotoğrafı elimden düşürmemek için iki elimle tuttum.

 

“Bu… mümkün değil,” diyebildim sonunda. “O gün Cengizhan benim yanımdaydı.”

 

Kolunda Alara’nın dövmesi olan adam başını yavaşça salladı.

 

“Benim adım Timur,” dedi. “Alara bana babasının onu kaçıran kişilerden biri olduğunu söyledi.”

 

Sanki biri göğsüme yumruk atmıştı.

 

“Saçmalama!”

 

Sesim bütün fırında yankılandı.

 

Timur geri çekilmedi.

 

“Keşke saçmalıyor olsaydım.”

 

Fotoğrafı tekrar önüme itti.

 

Arka tarafta kalabalığın arasından seçilen bir minibüs vardı. Cengizhan, Alara’nın omzundan tutmuş, onu aracın kapısına doğru götürüyordu.

 

Ama kızım korkmuş görünmüyordu.

 

Çünkü yanında babası vardı.

 

Bir çocuğun en çok güveneceği insan.

 

Başım dönmeye başladı.

 

“Bunu nereden buldunuz?”

 

“Alara verdi.”

 

Timur, arkadaşlarına dışarı çıkmalarını söyledi. Gençler sessizce fırından ayrıldı.

 

Sonra taburelerden birini çekip karşıma oturdu.

 

“Alara’yı yaklaşık iki yıl önce tanıdım,” dedi. “Mersin yakınlarında bir pansiyonda çalışıyordu. Başta kendine başka bir isim söylüyordu. Çok az konuşuyordu. Sürekli arkasına bakıyordu.”

 

“Peki beni neden aramadı?”

 

Timur cevap vermeden önce uzun süre sustu.

 

“Çünkü sizi de suçlu sanıyordu.”

 

Bu söz, duyduklarımın hepsinden daha ağır geldi.

 

“Beni mi?”

 

“Yıllarca ona annesinin para karşılığında kendisini verdiğini söylemişler.”

 

Sandalyeye çöktüm.

 

Cengizhan’ın yüzü gözümün önüne geldi.

 

Kızımız kaybolduktan sonra geceleri ağlayan, duvarlara yumruk atan, polis merkezlerinde bağıran adam…

 

Meğer bütün bunlar bir oyunmuş.

 

Timur anlatmaya devam etti.

 

Cengizhan yıllar önce büyük miktarda borca girmişti. Borç aldığı insanlar yalnızca para isteyen sıradan kişiler değildi. Sahte kimlik ve yasa dışı evlat edinme işlerine karışan bir grubun içindeydiler.

 

Borçlarını ödeyemeyince onlara korkunç bir teklif sunmuştu.

 

Kendi kızını.

 

“Hayır…”

 

Ağzımdan çıkan kelime fısıltıdan bile zayıftı.

 

Timur cebinden küçük bir ses kayıt cihazı çıkardı.

 

“Alara gerçeği yıllar sonra öğrenmiş. Onu büyüten kadın ölmeden önce anlatmış.”

 

Kadın, Alara’nın gerçek annesi değildi.

 

O grubun yanında çalışan biriydi.

 

Ama yıllar geçtikçe Alara’ya bağlanmış, sonunda vicdan azabına dayanamayarak her şeyi itiraf etmişti.

 

Cengizhan, Antalya tatilini özellikle planlamıştı.

 

Kalabalık sahil seçilmişti.

 

Ben şapkamı almak için döndüğüm anda Cengizhan daha önce anlaştığı kişiye işaret vermişti.

 

Sonra kısa süreliğine “Alara’yı aramak” bahanesiyle kalabalığın içine karışmış ve kızımızı minibüse kendisi götürmüştü.

 

O an sekiz yıl önce fark etmediğim bir ayrıntı zihnime saplandı.

 

Alara kaybolduktan birkaç dakika sonra Cengizhan yanımda değildi.

 

Yaklaşık on dakika boyunca onu da aramıştım.

 

Geri döndüğünde nefes nefeseydi.

 

“İskele tarafına baktım,” demişti.

 

Ben ona inanmıştım.

 

Çünkü o benim kocamdı.

 

Çünkü o Alara’nın babasıydı.

 

“Peki üç yıl sonra gerçekten öldü mü?” diye sordum .. devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz